Ana içeriğe atla

NTSB Kokpit Ses Kayıtlarını Gizli Tutmaya Çalışıyor, Yapay Zeka İse Bunu Zorlaştırıyor

 







Kaza sonrasında uçak kokpit ses kaydının arka planındaki gizemli sese ilişkin araştırma, ülkenin en üst düzey Emniyet araştırmacıları için beklenmedik bir zorluğa dönüştü.

Ulusal Ulaşım Emniyeti Kurulu (NTSB), geçen yıl Kentucky, Louisville’de kalkıştan kısa bir süre sonra düşen ve üç pilot da dahil olmak üzere 15 kişinin ölümüne neden olan UPS 2976 sefer sayılı uçağın kokpitinden alınan ses kayıtlarının yeniden oluşturulmasına yanlışlıkla izin vermesinin ardından, geçen hafta binlerce soruşturmaya ait kamuya açık belgeler geçici olarak yayından kaldırdı.

Yapay zekadaki son gelişmeler, NTSB’nin soruşturmasının bir parçası olarak yayınlanan dijital görüntülerden sesin yeniden oluşturulmasını kolaylaştırdı. Ve bu durum, yasa gereği bu kayıtların yayınlanması yasak olmasına rağmen, NTSB’nin bunların kamuoyundan gizlemesinde sorun yaşanmıştır.

NTSB’deki araştırmacılar, kaza uçuşundan alınan kokpit ses kaydını tekrar dinlerken, uçağın pistten ayrılıp yükselirken başlayan yüksek frekanslı zil sesinin ne olduğunu anlayamadılar. Araştırma esnasında sadece konuşmalar değil kaydedilen tüm ortam seslerinin ne anlama geldiğini öğrenmek kazanın meydana gelişinde önemli ipuçlarını verir.

NTSB araştırmacıları gizemli sesi tanımlamaya çalışırken, bu süreçte, spektrogramlar adı verilen -temelde bir ses kaydındaki frekansların görsel temsilleri- görüntüler oluşturdular ve bu görüntüleri NTSB’nin web sitesinde halka açık hale getirdiler.

Bu spektrogram görüntülerinden orijinal kayıtların sesinin yeniden oluşturmanın mümkün olabileceği düşünüldü. Twitter’da, NTSB’nin bu özel olayla ilgili kokpit ses kayıtlarını yanlışlıkla yayınladığına dair paylaşımlar yer aldı. İnceleme devam ederken bu durum üzerine UPS kazası ve diğer tüm kaza soruşturmalarına ait kamuya açık dosyaları geçici olarak erişimden kaldırıldı.

NTSB sözcüsünün yaptığı açıklamada, soruşturmalar sırasında elde edilen kokpit ses kayıtlarını ve diğer hassas uçak içi ses ve video materyallerini korumak için gerekli prosedürlere sahip olduğu bilgisine yer verildi.

NTSB’nin kokpit ses kayıtlarını yayınlamasını engelleyen yasanın kökeni, 1988’deki Delta Air Lines 1141 sefer sayılı uçağının kazasına dayanmaktadır.

Kalkıştan kısa bir süre önce, uçuş ekibi hosteslerin flört alışkanlıkları hakkında şakalaşıyordu. NTSB’ye göre, pilotların kalkış flaplarını doğru şekilde ayarlayamaması sonucu uçak kalkıştan birkaç dakika sonra düştü. Kazada 14 kişi yaşamını kaybetmiş 76 yolcu yaralanmıştı.

Kokpit ses kayıtlarının yayınlanması, pilotlar ve havayolu şirketi için büyük bir utanç kaynağı olmuş ve Kongre’nin kokpit kayıtlarının yayınlanmasını yasaklayan bir yasa çıkarmasına yol açmıştı. Uzun yıllardır NTSB bu ses kayıtlarının kamuoyuna sızmasını engellemesine rağmen bu sefer spektrogram görüntülerinin yayınlanması CVR kayıtlarının açığa çıkmasına sebep oldu.

FDR ve CVR Kaza kayıtlarının yayınlanmasına karşı yasalar, gizliliği korumak, araştırmanın bütünlüğünü muhafaza etmek ve büyük kayıpların yaşandığı kaza sonrasında kaza mağdurlarına ve ailelerine saygı göstermek amacıyla yapılmıştır. FDR ve CVR kayıtları sadece kazanın gerçek nedeni/nedenlerini ortaya çıkarmak için kullanılır, hukuki sonuçlar doğuracak eylemler varsa süreç esnasında ilgili birimlerle paylaşılır.

Ülkemizde yaşanan havacılık kazalarının araştırma sorumluluğu Ulaştırma Bakanlığına bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi (UEİM)’ne aittir. Kaza araştırmalarında yaşanan bir gerçeği paylaşmakta yarar var. Kaza araştırmalarında en önemli bölüm FDR ve CVR kayıtlarının okunur hale getirilerek değerlendirilmesidir. Kamuoyunun da bildiği gibi yaşanan son kazalarda FDR ve CVR’ın okunur hale getirilmesi için gerekli teçhizatın olmaması nedeniyle bu teknolojiye sahip merkezlere götürülerek çözümlemesi yapılmıştır.

Havacılık sektöründe emniyetle uğraşan insanlar olarak bu yeteneğin UEİM bünyesinde oluşturulmasıdır. Bu olmadığı takdirde konuya gönül verenlerin oluşturacağı bir merkezin ülkemize kazandırılmasıdır. Böylesi bir merkez oluşturulması halinde sadece ülkemizde yaşanan havacılık kazaları değil aynı zamanda bu yeteneğe sahip olmayan ülkelerde meydana gelen kazalarının araştırılmasında görev alınabileceği için ekonomiye de katkı sağlayacaktır.

Umuyorum bu yazıyı okuma şansı bulan bilgi ve para sahibi kişi ve kuruluşlar bu önerimizin gerçekleşmesi için adım atarlar.

Emniyetli Uçuşlar Dileriz

 

Eyup Turşucu
Kaptan Pilot (E)
Kaza Araştırma Uzmanı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Air India B787 kazasıyla ilgili ön raporun 11 Temmuz’da yayınlanması bekleniyor

  Air India B787 kazasıyla ilgili ön raporun 11 Temmuz’da yayınlanması bekleniyor Bağımsız Havacılar 7 Temmuz, 2025   PAYLAŞ FACEBOOK TWİTTER WHATSAPP Air India B787 kazasıyla ilgili ön raporun uluslararası havacılık standartlarına uygun olarak 11 Temmuz’da yayınlanması bekleniyor. Air India 12 Haziran günü Ahmedabat meydanından AI171 sefer sayılı uçak, Londra Gatwick için kalkıştan sadece 32 saniye sonra düşmüştü. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Annex 13 kurallarına göre Hindistan otoritesi 30 gün içinde ön rapor sunmakla yükümlüdür. Kaza Ön Raporu 12 Haziran kazasına ilişkin olası kaza nedenleri de dahil olmak üzere ilk bilgileri sağlayacak. Raporda ayrıca kaza mahallinden elde edilen bulgular, devam eden süreçte atılacak adımlar yer alacak. Verilen bilgiye göre kaza son raporunun yaklaşık üç ay sonra, eylül ortası civarında yayınlanması bekleniyor. Resmi olmamasına rağmen medyada yer alan ön rapora ait olduğu vurgulanan taslak raporda; KAZANIN OLASI ANA NEDENİ Ai...

Çoklu Pilotlu Ticari Hava Taşımacılığı Pilotlarında Yaş Sınırı 67’ye Çıkarılması Önerisi Yayınlandı

  Çoklu Pilotlu Ticari Hava Taşımacılığı Pilotlarında Yaş Sınırı 67’ye Çıkarılması Önerisi Yayınlandı Bağımsız Havacılar 5 Eylül, 2025   PAYLAŞ FACEBOOK TWİTTER WHATSAPP ICAO, 2006 yılında çok pilotlu uluslararası ticari hava taşımacılığı (CAT) operasyonları gerçekleştiren pilotlar için yaş sınırını 60’tan 65’e çıkarmak üzere Standartlar ve Önerilen Uygulamalar’ı (SARP’ler) uygulamaya koymuştur. ICAO’nun son 19 yılda Tıbbi Hükümler Çalışma Grubu aracılığıyla yaş sınırlarının uzatılması konusunda yaptığı çalışmalara dayanarak, bu makale ICAO’nun yaş sınırını 67’ye çıkarmayı değerlendirmesini önermektedir. Bu değişiklik, 2006 yılında başarıyla uygulanan ve ek emniyet güvence önlemleri çerçevesinde hayata geçirilen yaklaşıma benzer bir yaklaşımı izlemelidir. ICAO Ek 1 — Personel Lisanslandırma, Bölüm 1 – Lisanslarla İlgili Tanımlar ve Genel Kurallar, ticari pilotlar için üst yaş sınırları standardını sağlar. Tek pilotlu ticari uçuşlar için bu sınır 60, çok pilotlu ticari hava taş...

THY’de Boeing-Airbus arasında hâlâ bir seçim söz konusu olacak gibi görünüyor

  Reuters’dan Marie Mannes’in haberine göre, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, motor tedarikçisi CFM ile yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedilememesi durumunda, yakın zamanda açıklanan Boeing 737 MAX siparişini rakip Airbus’a aktarabileceğini söyledi. Bu uyarı, Türk bayrak taşıyıcı havayolunun, 25 Eylül’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD’li mevkidaşı Donald Trump arasında ayrı bir motor anlaşmasına tabi olmak üzere Boeing’e 150 MAX uçağı için geçici bir sipariş verdiğini açıklamasının ardından geldi. GE Aerospace ve Safran’ın ortak sahibi olduğu transatlantik girişim CFM International, Boeing 737 MAX’in tek motor tedarikçisi ve Airbus A320neo ailesindeki havayolu sözleşmeleri için RTX birimi Pratt & Whitney ile rekabet içindedir. MALİYETLER KONUSUNDA ANLAŞMAZLIK Bolat, Çarşamba günü geç saatlerde Stockholm’de Reuters’a verdiği demeçte, “CFM uygulanabilir ekonomik şartlara ulaşırsa Boeing ile anlaşma imzalayacağız,” dedi. Görüşmelerde bir miktar ilerlem...